25 Nisan, 2007
Ekvador, Başkan Rafael Correa’nın ülkeyi varsıl
egemenlerin geleneksel kıskacından kurtarmayı amaçlayan yeni anayasayı
yazmak için kurucu meclis toplanması önerisini 15 Nisan’da büyük bir
çoğunlukla onayladı.
Ülkenin en güçlü yerli koalisyonu CONAIE
(Ekvador nüfusunun %40’ı yerli) ve halk örgütlerinin isteklerinden
kaynaklanan öneri oyların %82’sini aldı -Correa için büyük bir zafer ve
onlarca yıldır Ekvador politikasına egemen olan yolsuz seçkinler için
yıkıcı bir yenilgi.
Oylamaya giden süreç gerçek bir katılımcı
demokrasi isteyen Ekvadorluların artık Parlamento’yu ve ona sığınan
örgütlere karşı kayırıcılığını tutmadığını gösterdi.
ABD’de
İllinois Üniversitesi’nde doktora yapan ve solcu bir ekonomist ve
üniversitede okutman olan Correa’nın adı ilk olarak 2005 yılında, Başkan
Lucio Gutierrez devrildikten sonra duyulmaya başladı. Gutierrez radikal
reformlar yapma sözü vermiş ama seçildikten sonra birkaç gün içinde
ABD’nin ve IMF’nin baskısına boyun eğmişti.
Gutierrez halkın
huzursuzluğu sonucu on yıl içinde devrilen üçüncü başkan olunca, yerine
Başkan Yardımcısı Alfredo Palacio geçti ve Correa’yı Maliye Bakanı
olarak atadı. Ama Correa bu görevde uzun süre kalamadı. Ekvador’un dış
borç harcamalarını okullar ve hastaneler gibi halk hizmetlerine
yöneltmek isteyince, güçlü mali çıkar çevreleriyle karşılaştı ve iki üç
ay içinde istifa etmek zorunda kaldı.
Geçen yılki seçim
kampanyasında aynı çıkar çevreleri kızıl avcılığına başladı. Chavez gibi
“21. yüzyıl sosyalizmi”nden konuşmaya başlayınca onu “komünist
diktatör” ve “terörist” diye tanımlamaya başladılar. Correa’nın istediği
iktidar gücünü halka vermek ve ülkenin petrol gelirini, üçte ikisinden
fazlasının yoksulluk sınırının altında yaşayan halkın ihtiyaçları için
kullanmaktı.
CONAIE önderliğinde halk hareketleri, başlangıçta
taşıdıkları, Correa’nın öteki başkanlar gibi kendilerine ihanet edeceği
kuşkusuna rağmen, ikinci seçim turunda Correa ve partisi Allianza Pais’i
(Ulusal Birlik) rakibi Ekvador’un en zengin adamı Alvaro Noboa’ya karşı
desteklediler. Correa başkanlık seçiminde rekor düzeyde bir başarıyla,
oyların %63’ünü aldı.
"Halk Devrimi"
Correa 15
Ocak’ta başkanlık yemin töreninde “halk devrimi” çağrısını ve Chavez’in
Bolivar Devrimine olan desteğini tekrarladı. Başkan aynı zamanda
“birleşmiş ve sosyalist bir Latin Amerika” kurulmasını istedi.
Kendisine
düşman bir meclise rağmen, Correa şimdiye kadar verdiği sözleri yerine
getirdi. Hükümetinin yaptığı ilk iş sosyal yardım ödemelerini bir misli
arttırmak oldu. Manta’da istenmeyen ABD üssünü kapatma niyetini
sürdürüyor ve yolsuz güvenlik güçlerinde reform yapmaya başladı.
Göreve
başladıktan hemen sonra Correa komşu Kolombiya’yı Ekvador hududunda
glifosat (Monsanto yapımı bir çeşit “super-Roundup”; zehir) püskürttüğü
için Uluslararası Adalet Mahkemesine vermekle tehdit etti. Lakabı “Agent
Green” (yeşil ajan) olan bu kimyasal madde Washington’un solcu
gerillaları hedefleyen Kolombiya Planı’nın bir parçası. Bu zehir,
bitkileri yok ediyor, hayvanları ve çocukları öldürüyor, su havzalarını
zehirliyor ve sakat doğumlara neden oluyor.
Correa aynı zamanda
Ekvador’un kilit endüstrisini de (petrol) onarmaya başladı. Endüstride
batılı şirketler etkindi ve miras olarak arkalarında korkunç sosyal ve
çevresel yıkım bırakıyorlar.
2006 yılında Oxy’nin (Occidental
Petrol Şirketi) kontrat şartlarına uymadığı saptandı ve şirketin malı
devlete geçti. Correa, kamulaştırılan kaynakların devlet şirketi
Petroecuador’la birleştirilmesini yeğledi ve Oxy’nin malını geri almak
için yaptığı itirazı kabul etmedi.
Ekvador Petrol endüstrisinin
onarılması ve geliştirilmesi (bir rafineri inşası dahil) için Venezüella
ile anlaşma imzaladı ve OPEC’e (Petrol üreten ülkeler örgütü) geri
dönmek niyetini açıkladı. Petrol ihracatçısı olan Ekvador, altyapısı
yeterli olmadığı için, uygun olmayan fiyatlarla petrol satın almak
zorunda kalıyor.
Ulusal bütçenin önemli bir bölümü acil çevre
temizlenmesine ayrıldı. Hükümet çevre zararı gören bazı yerli
topluluklarına batılı şirketlerden tazminat alabilmeleri için yardım
ediyor.
Örneğin, Chevron (ABD) hakkında tesislerinin çevresinde
artan kanser vakaları nedeniyle soruşturma açıldı. Şirket aynı zamanda
milyarlarca litre yağlı atık suyu akıtarak çevreye zarar vermekle de
suçlanıyor.
Başka şirketlere de yolsuzluk, insan hakları ve çevre
koruma yasaları ihlali suçlamasıyla soruşturma açıldı. Yerel topluluklar
ve sendikalar hükümetin de yardımıyla, Encana (Kanada) ve Ascendant
Copper (Kanada) şirketlerinden istedikleri ödünü aldı.
Bancosur
Correa
15 Nisan’da, bir zamanlar GSMH’sinin yarısına eşit miktarda dış borcu
olan Ekvador’un IMF’ye olan borcunun tamamının ödendiğini ve artık bu
kuruluşla bütün ilişkilerin kesileceğini açıkladı.
Başkan aynı
zamanda, kendisi maliye bakanı iken Dünya Bankası’nın hükümete şantaj
yapmağa kalktığını ve bu nedenle Dünya Bankası’nın yerel temsilcilerinin
ülkeden kovulacağını söyledi. Correa, Banka’nın eğer petrol endüstrini
yeniden yapılandırmaktan ve Venezüella ile mali bir anlaşma imzalamaktan
vazgeçilmezse, 100 milyon dolarlık borcun verilmeyeceği tehdidinde
bulunduğunu iddia etti. 2005 yılında zorunlu istifasına yol açan olay
buydu.
Ekvador, Dünya Bankası ve IMF yerine Bancosur’un (“Güney’in
Bankası”) Venezüella, Arjantin ve şimdi Brezilya ile birlikte kilit
yandaşlarından biri oldu. Bu girişim gelişmekte olan ülkelere düşük
faizle borç vererek Batı’nın borç tuzağına düşmelerini önleyip, IMF’ye
karşı çıkmayı amaçlıyor. Banka bu yıl işlemeye başlayacak.
Correa
Latin Amerika’nın şirket vurgunculuğu yerine sosyal ihtiyaçları
karşılayan bir Ortak Pazar’da bütünleşmesini savunuyor. “Serbest
ticaret” deyimini “safsata” diye tanımlayan Correa uzun zamandan beri
bölgesel ortak para geliştirilmesini de destekliyor.
Correa başkan
seçildikten hemen sonra Ekvador’un Amerikalar için Bolivar Seçeneği
ALBA’ya katılmak niyetini açıkladı. ALBA, Chavez’in kurulmasına ön ayak
olduğu, ABD’nin zorladığı ticaret anlaşmalarına karşı bir proje.
Chavez’in
önerdiği Güney Amerika Ülkeleri Birliği (the Union of South American
Nations)- Unasur’un daimi sekreteryası Ekvador’un başkenti Quito’da
olacak. Chavez’in 16 Nisan’da Porlamar, Venezüella’da toplanan Güney
Amerika Enerji Zirvesi’nde açıkladığı birliğin amacı ülkelerarası
ekonomik ve politik bütünleşmeyi geliştirmek.
Kurucu Meclis
Correa’nın
verdiği en önemli söz Kurucu Meclisi toplamaktı. Amaç Parlamento’nun
yargı üzerinde gücünü kısıtlayan, temsilcileri seçim bölgelerinde
oturmaya zorlayan ve seçilen görevlilerin seçmenlerinin oyuyla görevden
alınabilmesine (geri çağırmaya) olanak veren bir anayasa yazmak idi.
Correa
Parlamento’da temsil edilmediği halde, fırsattan yararlanmak isteyen
Gutierrez’in Vatansever Toplum Partisi (Patriotic Society Party) - PSP
taraf değiştirerek Kurucu Meclisi destekleyen sol partilere katılınca,
gerekli çoğunluk sağlanmış gibi göründü.
Birkaç bin gösterici
Anayasa Mahkemesi ve daha sonra Parlamento önünde eyleme başlayınca yasa
onaylandı. Ama Correa Kurucu Meclisin, Parlamento’yu mahkemeleri ve
cumhurbaşkanlığını feshedebileceğini açıklayınca, PSP önderliğinde
meclis ayaklandı.
Yüksek Seçim Mahkemesi (TSE) ve daha sonra
Anayasa Mahkemesi Correa’yı destekleyince, Parlamento TSE’yi feshetmeye
kalktı. Karşılık olarak TSE, 57 vekili azletti ve polis bu vekillerin
Parlamento binasına girmelerine engel oldu.
Karşıtçılar
Guayaquil’de karşıt bir meclis toplama tehdidinde bulununca, Correa
halkı muhalefete karşı gösteriye çağırdı ve bir iki gün içinde 30.000
kişi eyleme katıldı. Muhalefetin gösterisine ancak 2000 kadar kişi
geldi.
Yenilgiyi kabul eden azledilmiş vekiller parlamentoda
yerlerini istemeye istemeye yenilere bıraktılar ve 15 Nisan’da halk
oylaması yapıldı. %82 Kurucu Meclisin lehinde, %12 aleyhinde oy
kullandı. Geçersiz veya boş oyların sayısı çok azdı.
Eylül veya Ekim’de Kurucu Meclis’e 130 temsilci seçilecek. Temsilciler 4-6 ay içinde yeni anayasayı yazacak.
Kurucu
Meclisin 100 üyesini yerel iller seçecek, 24 üye ulusal listeden
seçilecek. Geri kalan üyeleri Ekvador’un yurt dışındaki göçmen topluluğu
seçecek. Kurucu Meclisin kabul ettiği öneriler daha sonra halk
oylamasına sunulacak.
Sürecin bundan sonraki aşamasında Correa ve
diğer ilerici güçlerin karşılaştığı en büyük sorun geleneksel partilerin
meclise seçilip, onu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmesini
önlemek olacak.
Meclis seçimlerinde özel bağışların yasaklanması
ve seçime girmek isteyen hareketlerin ve partilerin nüfusun en az
%1’inden imza toplama zorunluluğu, önlem almada yardımcı olabilir.
Meclisin
başarısının gerçek ölçüsü, halk hareketlerinin, sivil toplum örgütleri,
sendikalar ve özellikle genelde bütün bu güçleri birleştiren CONAIE’nin
ülkenin geçmişinde oynanan yolsuz iktidar oyunlarını reddeden
Ekvadorluların görüşlerini temsil edebilmek için ne kadar iyi
örgütlendikleri olacak.
19 Nisan 2007
[Green Left Weekly’den Latinbilgi için Emine Kunter tarafından seçilmiştir]
Wednesday, April 25, 2007
Thursday, April 19, 2007
Ecuadorians vote for radical change
On
April 15, Ecuador voted overwhelmingly to ratify President Rafael
Correa's proposal to convoke a Constituent Assembly with the power to
re-write the constitution with the intention of weakening the
stranglehold on the country of the traditional wealthy elite.
The proposal, which originated in the demands of the country's powerful indigenous federation CONAIE (40% of Ecuador's population is indigenous) and social movements, received 82% of the vote — a major victory for Correa and a devastating defeat for the corrupt elite that has dominated Ecuadorian politics for decades.
The process leading up to the vote revealed the degree to which the Congress and the nepotism of the organisations it harbours have been sidelined by the Ecuadorian people, who are demanding a truly participatory democracy.
Correa, a leftist economist and university lecturer who received his PhD from the University of Illinois, first came to national fame in 2005, in the aftermath of the overthrow of President Lucio Gutierrez. Gutierrez had followed the path of his predecessors by promising radical reforms and then backing down in the face of US and International Monetary Fund (IMF) pressure within days of being elected.
After Gutierrez became the third president in a decade to be ousted by popular unrest, Vice-President Alfredo Palacio took over, appointing Correa finance minister. Correa's stint was cut short, however. Within a few months he was forced to resign after his plans to redirect Ecuador's foreign debt spending towards social needs, like schools and hospitals, came up against powerful financial interests.
The proposal, which originated in the demands of the country's powerful indigenous federation CONAIE (40% of Ecuador's population is indigenous) and social movements, received 82% of the vote — a major victory for Correa and a devastating defeat for the corrupt elite that has dominated Ecuadorian politics for decades.
The process leading up to the vote revealed the degree to which the Congress and the nepotism of the organisations it harbours have been sidelined by the Ecuadorian people, who are demanding a truly participatory democracy.
Correa, a leftist economist and university lecturer who received his PhD from the University of Illinois, first came to national fame in 2005, in the aftermath of the overthrow of President Lucio Gutierrez. Gutierrez had followed the path of his predecessors by promising radical reforms and then backing down in the face of US and International Monetary Fund (IMF) pressure within days of being elected.
After Gutierrez became the third president in a decade to be ousted by popular unrest, Vice-President Alfredo Palacio took over, appointing Correa finance minister. Correa's stint was cut short, however. Within a few months he was forced to resign after his plans to redirect Ecuador's foreign debt spending towards social needs, like schools and hospitals, came up against powerful financial interests.
Friday, March 16, 2007
Correa's radical plans spark battle in Ecuador
The small Andean nation of Ecuador is facing a political crisis as
the Congress and the courts turn on each other over new president Rafael
Correa's plans for a Constituent Assembly and a "citizens' revolution"
to build "21st century socialism" in the poverty-stricken country.
Correa, a self-described socialist and close ally of Venezuela's President Hugo Chavez, was elected late last year promising to redirect Ecuador's oil wealth into social spending, increase popular democracy and limit the power of the traditional political parties. Central to this platform is convoking a popular Constituent Assembly to rewrite Ecuador's constitution.
In February the 100-member Congress, which is controlled by parties hostile to Correa and his policies, passed a bill allowing a referendum on the assembly after the opposition Patriotic Society Party (PSP) of former president Lucio Gutierrez voted in favour. However there was an immediate dispute over the power that the assembly will have, Correa arguing for a plenary power enabling it to dismiss not only the Congress and courts, but also the president.
Correa, a self-described socialist and close ally of Venezuela's President Hugo Chavez, was elected late last year promising to redirect Ecuador's oil wealth into social spending, increase popular democracy and limit the power of the traditional political parties. Central to this platform is convoking a popular Constituent Assembly to rewrite Ecuador's constitution.
In February the 100-member Congress, which is controlled by parties hostile to Correa and his policies, passed a bill allowing a referendum on the assembly after the opposition Patriotic Society Party (PSP) of former president Lucio Gutierrez voted in favour. However there was an immediate dispute over the power that the assembly will have, Correa arguing for a plenary power enabling it to dismiss not only the Congress and courts, but also the president.
Thursday, March 15, 2007
Ecuador: "Tod den Ratten!"
SoZ - Sozialistische Zeitung, März 2007
Seit seiner Amtseinführung am 15.Januar hat sich Ecuadors Präsident Rafael Correa an die Durchführung seiner Pläne zur Veränderung der Gesellschaft gemacht.
Um die Umweltverschmutzung einzudämmen, erklärte Correa am 3.Februar, dass Ecuador die Verträge von Ölgesellschaften, die unnötigerweise die Umwelt schädigen, annullieren wird. Correa hat die Absicht, Verträge mit Ölgesellschaften neu auszuhandeln, um der Regierung einen größeren Anteil am Gewinn zu sichern, um soziale Ausgaben finanzieren zu können.
Zu den dafür in Frage kommenden Gesellschaften gehört Brasiliens Unternehmen Petrobras, das die Rechte zur Ausbeutung von Ölblock 31 besitzt, der in einer der biologisch vielfältigsten Regionen der Welt liegt. Eine weitere Zielscheibe des Zorns der Regierung ist eine von Ascendant Copper in Junín geplante Mine. Die Stellungnahme des Unternehmens über die Folgen für die Umwelt war Ende 2006 zurückgewiesen worden und die Gesellschaft wird auch beschuldigt, paramilitärische Gruppen zur Einschüchterung von lokalen Gegnern der Mine zu benutzen.
Seit seiner Amtseinführung am 15.Januar hat sich Ecuadors Präsident Rafael Correa an die Durchführung seiner Pläne zur Veränderung der Gesellschaft gemacht.
Um die Umweltverschmutzung einzudämmen, erklärte Correa am 3.Februar, dass Ecuador die Verträge von Ölgesellschaften, die unnötigerweise die Umwelt schädigen, annullieren wird. Correa hat die Absicht, Verträge mit Ölgesellschaften neu auszuhandeln, um der Regierung einen größeren Anteil am Gewinn zu sichern, um soziale Ausgaben finanzieren zu können.
Zu den dafür in Frage kommenden Gesellschaften gehört Brasiliens Unternehmen Petrobras, das die Rechte zur Ausbeutung von Ölblock 31 besitzt, der in einer der biologisch vielfältigsten Regionen der Welt liegt. Eine weitere Zielscheibe des Zorns der Regierung ist eine von Ascendant Copper in Junín geplante Mine. Die Stellungnahme des Unternehmens über die Folgen für die Umwelt war Ende 2006 zurückgewiesen worden und die Gesellschaft wird auch beschuldigt, paramilitärische Gruppen zur Einschüchterung von lokalen Gegnern der Mine zu benutzen.
Ecuador: Vor einer neuen Ära?
SoZ - Sozialistische Zeitung, März 2007
Am 15.Januar wurde Ecuadors neuer Präsident, Rafael Correa Delgado, vereidigt, der bei diesem Anlass versprach, "den Sozialismus des 21.Jahrhunderts" aufzubauen, um die Armut und Instabilität in dem kleinen Andenstaat zu überwinden.
Am Tag vor seiner Vereidigung nahm Correa in der kleinen Andenstadt Zumbahua, wo Correa in seinen Zwanzigern Sozialarbeit geleistet hatte, an einer von Indígenas organisierten Amtseinführungszeremonie teil. Daran nahmen auch die Präsidenten von Venezuela und Bolivien — Hugo Chávez und Evo Morales — teil.
Correa, ein 43-jähriger Wirtschaftsfachmann, benutzte seine Amtseinführung als Gelegenheit, um zu einer "Bürgerrevolution" aufzurufen, die den Reichtum dazu verwendet, soziale und Umweltbedürfnisse zu befriedigen, anstatt das gegenwärtige "perverse System" zu bewahren, das dazu geführt hat, dass 60% der 13 Millionen zählenden Bevölkerung Ecuadors in Armut leben und mehr als 3 Millionen auf der Suche nach Arbeit auswandern.
"Die lange Nacht des Neoliberalismus geht ihrem Ende entgegen", sagte Correa. "Ein souveränes, würdevolles, gerechtes und sozialistisches Lateinamerika beginnt zu entstehen."
Am 15.Januar wurde Ecuadors neuer Präsident, Rafael Correa Delgado, vereidigt, der bei diesem Anlass versprach, "den Sozialismus des 21.Jahrhunderts" aufzubauen, um die Armut und Instabilität in dem kleinen Andenstaat zu überwinden.
Am Tag vor seiner Vereidigung nahm Correa in der kleinen Andenstadt Zumbahua, wo Correa in seinen Zwanzigern Sozialarbeit geleistet hatte, an einer von Indígenas organisierten Amtseinführungszeremonie teil. Daran nahmen auch die Präsidenten von Venezuela und Bolivien — Hugo Chávez und Evo Morales — teil.
Correa, ein 43-jähriger Wirtschaftsfachmann, benutzte seine Amtseinführung als Gelegenheit, um zu einer "Bürgerrevolution" aufzurufen, die den Reichtum dazu verwendet, soziale und Umweltbedürfnisse zu befriedigen, anstatt das gegenwärtige "perverse System" zu bewahren, das dazu geführt hat, dass 60% der 13 Millionen zählenden Bevölkerung Ecuadors in Armut leben und mehr als 3 Millionen auf der Suche nach Arbeit auswandern.
"Die lange Nacht des Neoliberalismus geht ihrem Ende entgegen", sagte Correa. "Ein souveränes, würdevolles, gerechtes und sozialistisches Lateinamerika beginnt zu entstehen."
Saturday, February 17, 2007
Ekvador’da “yurttaşlar” devrimi
17 Şubat 2007
Rafael Correa 15 Ocak’ta cumhurbaşkanlığı görevine başladığından beri Ekvador toplumunu değiştirme planını uygulamaya başladı. Planın özü “yurttaşların devrimi”ne dayanarak “21. yüzyıl sosyalizmi”ni kurmak ve ülkeyi yeniden yapılandırmak için ulusal gelirle sağlık, eğitim, yerleşim ve çevre gibi programlara yatırım yapmak.
Çevre kirlenmesini azaltmak için Correa 3 Şubat’ta çevreye zarar veren petrol şirketlerin anlaşmalarının askıya alınacağını açıkladı. Karar, geçen yıl kontrat şartlarına uymadığı için imtiyazları kaldırılan Oxy Petrol Şirketi’nin işlettiği yataklardan Ekvador hükümetinin bir milyar dolar kazandığı açıklandıktan sonra alındı. Correa, hükümet payını arttırarak toplumsal yatırımlarda kullanılacak parayı sağlamak üzere öteki şirketlerle de pazarlığın başlayacağını söyledi.
Biyolojik türler yönünden dünyanın en zengin bölgelerinden birinde olan Petrol Bloğu 31’de araştırma hakkına sahip olan Brezilyalı Petrobras şu anda inceleme altında. Hükümetin şimşeklerini üstüne çeken bir başkası da Junin’de Ascendant Copper’in işletmeye hazırlandığı bakır ocakları. Ascendant’ın çevre etkilenmesi raporu 2006 yılında reddedilmişti ve şirket aynı zamanda maden ocağının işletilmesine karşı çıkan yerel halkı yıldırtmak için paramiliterleri kullanmakla suçlanıyor.
Rafael Correa 15 Ocak’ta cumhurbaşkanlığı görevine başladığından beri Ekvador toplumunu değiştirme planını uygulamaya başladı. Planın özü “yurttaşların devrimi”ne dayanarak “21. yüzyıl sosyalizmi”ni kurmak ve ülkeyi yeniden yapılandırmak için ulusal gelirle sağlık, eğitim, yerleşim ve çevre gibi programlara yatırım yapmak.
Çevre kirlenmesini azaltmak için Correa 3 Şubat’ta çevreye zarar veren petrol şirketlerin anlaşmalarının askıya alınacağını açıkladı. Karar, geçen yıl kontrat şartlarına uymadığı için imtiyazları kaldırılan Oxy Petrol Şirketi’nin işlettiği yataklardan Ekvador hükümetinin bir milyar dolar kazandığı açıklandıktan sonra alındı. Correa, hükümet payını arttırarak toplumsal yatırımlarda kullanılacak parayı sağlamak üzere öteki şirketlerle de pazarlığın başlayacağını söyledi.
Biyolojik türler yönünden dünyanın en zengin bölgelerinden birinde olan Petrol Bloğu 31’de araştırma hakkına sahip olan Brezilyalı Petrobras şu anda inceleme altında. Hükümetin şimşeklerini üstüne çeken bir başkası da Junin’de Ascendant Copper’in işletmeye hazırlandığı bakır ocakları. Ascendant’ın çevre etkilenmesi raporu 2006 yılında reddedilmişti ve şirket aynı zamanda maden ocağının işletilmesine karşı çıkan yerel halkı yıldırtmak için paramiliterleri kullanmakla suçlanıyor.
Thursday, February 15, 2007
Ecuador to vote on Constituent Assembly
Faced with thousands of protesters, reflecting growing popular
pressure, Ecuador's Congress voted on February 13 to allow a motion by
President Rafael Correa for a referendum on a constituent assembly.
The referendum, to be held on April 15, will allow the election by September of 130 members to the assembly, which will have 180 days to rewrite the constitution (with a possible 30-day extension).
The proposal, which is supported by over 75% of Ecuadorians, is similar to Venezuela's successful 1999 assembly and Bolivia's current constituent assembly.
The assembly is intended to limit the power of the traditional, pro-rich parties and Congress, which are regarded to be extremely corrupt, and allow greater democratic participation by the community through decreasing electorate sizes and allowing the recall of all elected officials.
The referendum, to be held on April 15, will allow the election by September of 130 members to the assembly, which will have 180 days to rewrite the constitution (with a possible 30-day extension).
The proposal, which is supported by over 75% of Ecuadorians, is similar to Venezuela's successful 1999 assembly and Bolivia's current constituent assembly.
The assembly is intended to limit the power of the traditional, pro-rich parties and Congress, which are regarded to be extremely corrupt, and allow greater democratic participation by the community through decreasing electorate sizes and allowing the recall of all elected officials.
Thursday, February 8, 2007
Ecuador's 'citizens' revolution'
Since
his January 15 inauguration, President Rafael Correa has set about
implementing his plan for changing Ecuadorian society, centred on a
"citizens' revolution" to refound the country and begin the construction
of a "socialism of the 21st century" by investing economic wealth in
social spending on health, education, housing and the environment.
In an effort to curb pollution, on February 3 Correa declared that Ecuador would suspend the contracts of oil companies who needlessly damage the environment. The decision follows the recent announcement that the Ecuadorian government had made US$1 billion from the oilfields of Oxy Petroleum, whose concessions were revoked a year ago for breach of contract.
Correa has announced his intention to renegotiate contracts with other oil companies to give the government a larger share of the profits, to use for social spending.
Already under investigation is Brazil's Petrobras, which holds the right to explore Oil Block 31, located in one of the world's most biologically diverse regions. Another target of the government's ire is a mine planned by Ascendant Copper in Junin. Ascendant's environmental impact statement was rejected in late 2006, and the company is also accused of using paramilitary groups to intimidate and assault local opponents of the mine.
On February 5, Ecuador announced that it will take Colombia to the International Court of Justice over the spraying of glyphosate near the border and over parts of Ecuador. In December last year, Ecuador temporarily withdrew its ambassador from Colombia over the issue.
In an effort to curb pollution, on February 3 Correa declared that Ecuador would suspend the contracts of oil companies who needlessly damage the environment. The decision follows the recent announcement that the Ecuadorian government had made US$1 billion from the oilfields of Oxy Petroleum, whose concessions were revoked a year ago for breach of contract.
Correa has announced his intention to renegotiate contracts with other oil companies to give the government a larger share of the profits, to use for social spending.
Already under investigation is Brazil's Petrobras, which holds the right to explore Oil Block 31, located in one of the world's most biologically diverse regions. Another target of the government's ire is a mine planned by Ascendant Copper in Junin. Ascendant's environmental impact statement was rejected in late 2006, and the company is also accused of using paramilitary groups to intimidate and assault local opponents of the mine.
On February 5, Ecuador announced that it will take Colombia to the International Court of Justice over the spraying of glyphosate near the border and over parts of Ecuador. In December last year, Ecuador temporarily withdrew its ambassador from Colombia over the issue.
Friday, January 19, 2007
Ecuador's Correa calls for socialist Latin America
On January 15, Ecuador's new president, Rafael Correa Delgado, was
sworn in, promising to build "socialism of the 21st century" to overcome
the poverty and instability of the small Andean country.
The previous day, Correa attended an indigenous inauguration ceremony in Zumbahua, the small Andean town where he did volunteer social work in his twenties. The presidents of Venezuela and Bolivia — Hugo Chavez and Evo Morales — were present as special guests.
Correa, a 43-year-old economist, used his inauguration to call for a "citizens' revolution", using wealth to meet social and environmental needs, rather than maintaining the current "perverse system" that has led to over 60% of Ecuador's 13 million people living in poverty and forced more than 3 million to emigrate in search of jobs.
"The long night of neoliberalism is coming to an end", said Correa, "A sovereign, dignified, just and socialist Latin America is beginning to rise."
The previous day, Correa attended an indigenous inauguration ceremony in Zumbahua, the small Andean town where he did volunteer social work in his twenties. The presidents of Venezuela and Bolivia — Hugo Chavez and Evo Morales — were present as special guests.
Correa, a 43-year-old economist, used his inauguration to call for a "citizens' revolution", using wealth to meet social and environmental needs, rather than maintaining the current "perverse system" that has led to over 60% of Ecuador's 13 million people living in poverty and forced more than 3 million to emigrate in search of jobs.
"The long night of neoliberalism is coming to an end", said Correa, "A sovereign, dignified, just and socialist Latin America is beginning to rise."
Wednesday, December 6, 2006
Leftist candidate wins Ecuador election
The Latin American left had its fifth electoral victory of the year
on November 26, when Rafael Correa, a supporter of Venezuelan socialist
President Hugo Chavez, won Ecuador's presidential run-off election with
the largest margin in almost 30 years.
Correa, a former finance minister and economics lecturer, received 57% of the vote, defeating Alvaro Noboa, Ecuador's richest man, a fierce anti-communist, banana-plantation owner and advocate of neoliberal economics, and despite a slander campaign and outright bribes (including hand-outs of cash, computers and wheelchairs).
The mass mobilisation against Noboa by numerous social movements, and accusations by the New York-based Human Rights Watch and other organisations that the billionaire used child labour and strike-busting gangs on his plantations also helped to turn what looked like a close race into a rout.
Against the right-wing Christian populism of Noboa (who claimed God had sent him to defeat the "communist", "terrorist" Correa), his 43-year-old leftist rival advocated a platform for radical change — a "citizens' revolution" that promises to fundamentally change the Ecuadorian political landscape.
Correa, a former finance minister and economics lecturer, received 57% of the vote, defeating Alvaro Noboa, Ecuador's richest man, a fierce anti-communist, banana-plantation owner and advocate of neoliberal economics, and despite a slander campaign and outright bribes (including hand-outs of cash, computers and wheelchairs).
The mass mobilisation against Noboa by numerous social movements, and accusations by the New York-based Human Rights Watch and other organisations that the billionaire used child labour and strike-busting gangs on his plantations also helped to turn what looked like a close race into a rout.
Against the right-wing Christian populism of Noboa (who claimed God had sent him to defeat the "communist", "terrorist" Correa), his 43-year-old leftist rival advocated a platform for radical change — a "citizens' revolution" that promises to fundamentally change the Ecuadorian political landscape.
Subscribe to:
Posts (Atom)